20 Mayıs 2016 Cuma

HER BİLGİ DOĞRUMUDUR…
Araştırmak lazım. Bilginin doğruluğunu.
Anlamak lazım. Bilginin ne demek istediğini.
Yorumlamak lazım. Bilginin anlamını.
Yaşama, yaşadığımız çevreye ve kendimize fayda sağlamak için;
Neler yapılmalıdır?
Nasıl yapılmalıdır?
Ne zaman yapılmalıdır?
Nerede yapılmalıdır?
Niçin yapılmalıdır?
Sorulara cevap bulup kim için yapacağımıza karar vermeliyiz. Yada bu sorular yokmuş gibi yapıp hayatın akışıyla yol alıp gidecekmiyiz? Hayat hep yol ayrımlarıyla karşımıza çıkıyor. Sorular gayet açık ve basit bir şekilde evet veya hayırla cevaplayarak tercihlerimizi yaşamaya başlıyoruz. Tercihleri yaşamadan önce yukarıdaki soruları kendimize sorduğumuzda cevapları biliyoruz ama, karar vermek zorlaşıyor belki de cevap vermeme hakkımızı kullanmak istiyoruz. Bize doğru gelen başkalarına yanlış gelebiliyorken başkalarının doğrusu ise bize yanlış geliyor. Bu nasıl bir çelişkidir. Kişiye göre değişiklik gösteren bir ifade doğru olabilir mi? Yada bir sorunun 3 veya 5 tane doğrusu olabilir mi? Bu kadar çok fikir yorum hepsi doğru olabilir mi? Kişi doğrularını toplumdan önce düşünmeye başladığında farklılaşmaya ve yaşadığı gruptan uzaklaşmaya başlıyor.  Bu doğrularını ifade ettiğinde ise grup onu uzaklaştırmaya başlıyor. Peki bu doğrular bizi nereye götürüyor? Veya nelerden uzaklaştırıyor.
Çok basit bir matematik kuralı “bir noktadan sonsuz doğru geçer, iki noktadan ise tek bir doğru geçer.”  Buradan yola çıkar isek kişinin doğruları toplum, yaşam, insan, çevre,mantık… vb. noktalardan geçmiyorsa ya doğru değildir yada bir yamukluk vardır bu işte…

Hiç yorum yok: