HER BİLGİ DOĞRUMUDUR…
Araştırmak lazım. Bilginin doğruluğunu.
Anlamak lazım. Bilginin ne demek istediğini.
Yorumlamak lazım. Bilginin anlamını.
Yaşama, yaşadığımız çevreye ve kendimize fayda sağlamak
için;
Neler yapılmalıdır?
Nasıl yapılmalıdır?
Ne zaman yapılmalıdır?
Nerede yapılmalıdır?
Niçin yapılmalıdır?
Sorulara cevap bulup kim için yapacağımıza karar vermeliyiz.
Yada bu sorular yokmuş gibi yapıp hayatın akışıyla yol alıp gidecekmiyiz? Hayat
hep yol ayrımlarıyla karşımıza çıkıyor. Sorular gayet açık ve basit bir şekilde
evet veya hayırla cevaplayarak tercihlerimizi yaşamaya başlıyoruz. Tercihleri yaşamadan
önce yukarıdaki soruları kendimize sorduğumuzda cevapları biliyoruz ama, karar
vermek zorlaşıyor belki de cevap vermeme hakkımızı kullanmak istiyoruz. Bize doğru
gelen başkalarına yanlış gelebiliyorken başkalarının doğrusu ise bize yanlış
geliyor. Bu nasıl bir çelişkidir. Kişiye göre değişiklik gösteren bir ifade
doğru olabilir mi? Yada bir sorunun 3 veya 5 tane doğrusu olabilir mi? Bu kadar
çok fikir yorum hepsi doğru olabilir mi? Kişi doğrularını toplumdan önce
düşünmeye başladığında farklılaşmaya ve yaşadığı gruptan uzaklaşmaya başlıyor. Bu doğrularını ifade ettiğinde ise grup onu
uzaklaştırmaya başlıyor. Peki bu doğrular bizi nereye götürüyor? Veya nelerden
uzaklaştırıyor.
Çok basit bir matematik kuralı “bir noktadan sonsuz doğru
geçer, iki noktadan ise tek bir doğru geçer.”
Buradan yola çıkar isek kişinin doğruları toplum, yaşam, insan,
çevre,mantık… vb. noktalardan geçmiyorsa ya doğru değildir yada bir yamukluk
vardır bu işte…