Sanayi 4-0 Fakirler / Dünya Kast Sistemine Giderken
Dünya Ekonomik modelleri tartışırken Tüsiad Sanayi 4.0
açılımı gerçekleştirdi. Kısaca özetlemek
gerekirse; Tüsiad Sanayi 4.0 devrimi ile sanayi devriminden bugüne kadar geçen
süreci sırasıyla bölümlendirerek içinde bulunduğumuz dönemi bu şekilde
tanımlamıştır.
1. Sanayi Devrimi : ” Su ve buhar enerjili mekanik üretim tesislerinin
ortaya çıkışı – 18. Y.Y. Sonları”
2. Sanayi Devrimi : ” Elektrik enerjisinin mümkün kıldığı işbölümünün
ve seri üretimin ortaya çıkışı – 20. Y.Y. Başları”
3. Sanayi Devrimi : ” Üretimin
otomasyonunu daha yüksek bir düzeye taşıyan elektronik ve bilgi teknolojilerinin
kullanımı – 1970 Sonrası”
4. Sanayi Devrimi : ” Siber-fiziksel
sistemlere (SFS) ve dinamik veri işlemeye dayalı – Bugün ve Yakın Gelecek”
Sanayi devrimiyle gelişen dünya ekonomisi, ekonomik sıkıntılarının
çoğunu insan odağından uzaklaştıkça artarak yaşamaktadır. Dünya’nın en büyük krizi
olan 1929 ekonomik buhran krizinde insanlara istihdam yaratmanın önemine
değinen ekonomistler, boş yere çukur açtırıp kapamayı bile tartışmışlardır. Aslında
bu tartışmaların en büyük nedeni ekonomik sistemdeki insan unsurudur. Tüsiad’ın
yaptığı Sanayi 4.0 açılımı insanı ekonomik sistemin gelir kısmından daha da
dışarı çıkarıyor. Teknolojiye yönelik ürünlerin üretiminin ve katma değerinin
artacağından bahsediyor. Gelirini ekonomide çalışan olarak karşılayan
insanların gelir elde edememe ihtimali göz ardı edilerek hazırlanan raporda
harcamayı kimin yapacağı ise merak konusu oluşturuyor. Ayrıca sürekli kişi
gelirlerini artırmak , işsizliği azaltmak gibi gayeler ile hareket eden
ekonomik sistem Sanayi 4.0 devrimi ile kast sistemine hızlı bir geçiş yapacak gibi
görünüyor. Sanayi 4.0 devrimi Dünya nüfus gelişimi projeksiyonları ile
karşılaştırıldığı zaman nüfusun artacağı yerlerde doğrudan çöküş getireceği
aşikardır. Bir başka pencereden bakarsak kapitalist ülkelerin yaşlanan
nüfusunun genç nüfusa karşı oynadığı maçta öne geçme çabası olarak karşımıza
çıkmaktadır. Sonsuz yaşamın henüz keşfedilmediği dünya’da böyle bir devrime
geçerek insan faktörünü ekonomin dışına çıkarmak 20 yıl sonrası için ekonomiye
atom bombası atmak gibi bir şey olacaktır. Sanayi 4.0 devriminde “azı karar,
çoğu zarar” atasözümüzün de düşünülmesi gerekmektedir. Küreselleşen Dünya’da
rekabeti sürdürmek için yapılan adımlar her ne kadar zorunluluk gibi görünse
bile sadece sonu hızlandırıyor olabilir. Bu devrimin gerçekleşmesi ile birlikte
gelir dağılımındaki adaletsizlik hızlanarak artacak, yıllarca yer altı
kaynakları, insan kaynakları sömürülen
az gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeleri gelişmemiş ülke düzeyine
indirgeyecektir. Dünya nüfusunun %99’u sosyal olmayan kapitalist sistem
yüzünden hastalıklarla ve açlıkla mücadele içerisinde olacaktır. Belki de Dünya
nüfusu sanılanın aksine 2050 yılında 9 milyar yerine 3 milyara gerileyecektir
ve yapılan bütün hesaplamalar tutmayacaktır…